BORDO SİYAH YAYINLARI  İNGİLİZCE-TÜRKÇE

  DOĞU KİTABEVİDOĞU Kitabevi 

 

Ana sayfa İndirimli ürünler Müşteri hizmetleri Sipariş takip Sepetim Sıkça sorulan sorular İletişim
Üye ol Üye girişi
Teknik servis | Havale bildirim formu | Bayilik Başvurusu  | Güvenlik | Tüketici Hakları | Siparişim elime ne zaman ulaşır? | İletişim | Hakkımızda 
Ürün arama

Ürün grupları
KAMPANYA
BAŞLICA YAYINEVLERİ
BAŞLICA YAYINEVLERİ-2
HİNDİSTAN
ÇİN
TARİHSEL KİŞİLİKLER
TÜRKİSTAN-KAFKASYA
IRAN
RUSYA
YAKINDOĞU
TÜRKİYE
ÇOCUK KİTAPLARI
GENEL
GÜNCEL-POLİTİK
ADIM ADIM TÜRKİYE
KATEGORİ DIŞI
TÜRK TARİH KURUMU
ATATÜRK ARAŞTIRMA MERKEZİ
ATATÜRK KÜLTÜR MERKEZİ
DEVLET ARŞİVLERİ
İSLAM-DİN
TÜRK DİL KURUMU
TTT Vakfı
SOSYALİST YAYINLAR
DERGİLER
DİL-SÖZLÜK ÇEŞİTLERİ
HİKMET KIVILCIMLI KİTAPLIĞI
ALİ ŞERİATİ KİTAPLIĞI
DOĞAN AVCIOĞLU KİTAPLIĞI
FUAD KÖPRÜLÜ KİTAPLIĞI
KEMAL TAHİR KİTAPLIĞI
İSKENDERİYE KÜTÜPHANESİ

Yenilikler
Türk Sosyologları ve Eserleri I-II Tartışmalar (2 Cilt Takım), Ertan Eğribel, Ufuk Özca
Türk Sosyologları ve Eserleri I-II Tartışmalar (2 Cilt Takım), Ertan Eğribel, Ufuk Özca
56,00 TL
Modern Ortadoğunun Oluşumu, Dr. Sabit Duman
Modern Ortadoğunun Oluşumu,Dr. Sabit Duman
17,25 TL
Davası Olmayan Adam Değildir, Ahmet Özcan
Davası Olmayan Adam Değildir, Ahmet Özcan
6,00 TL
Doğu Batı Dergi, Sayı:51, Osmanlılar-1
Doğu Batı Dergi,Sayı:51,Osmanlılar-1
12,25 TL
Hazreti Muhammed, Bir yaşam öyküsü, Esad Bey(Kurban Said)
Hazreti Muhammed,Bir yaşam öyküsü,Esad Bey(Kurban Said)
18,75 TL
Tüm liste

  IRAN » Ebuzer/Ali Şeriati << Geri
 
 

Ürün Kodu :K-0079
Marka :FECR YAYINLARI
 
Fiyatı: 7,20 TL
Havale ile: 6,98 TL

Bütün Eserler 3,Fecr Yayınları,2007
Adet Sepete At
Ödeme seçenekleri için tıklayın...
Tavsiye et
Bilgi listeme ekle
Alışveriş listeme ekle
Print Out
 
  Yukarıdaki ürün(ler) ile birlikte önerilen ürün(ler)...
 
Garpzedeler/Celal Al-i Ahmed
Garpzedeler/Celal Al-i Ahmed
 
 
  Ürün Özellikleri
 
%20 kazançlısınız

Çöl ıssız ve sessizdi. Rebeze’de yer gök sanki bu karagünlü iki kahramanı izliyordu. Ölüm yaklaşmıştı. Ebuzer karısına dönüp: 'Kalk, şu tepeye çıkalım. Belki yiyecek bir ot buluruz da açlığımızı gideririz.' dedi. Karı koca bir müddet aradılarsa da yiyecek bir şey bulamadılar. Ebuzer zayıf ve baygın düştü. Alnında ölüm terleri birikmişti. Geri döndüler. Fırtına uğuldayarak esiyor, çölün ortasında hurma ağacıyla ayakta tuttukları parça parça olmuş çadırlarını o yandan bu yana sallıyordu. Ebuzer’in dizleri tutmuyordu. Başı göğsünün üzerine düşmüştü. İki kanadı kırılmış bir şahin gibiydi.

Ali Şeriati; Çeviren: Davut Duman
Fecr Yayınları;
İstanbul, 2007, 13 x 21cm, 271 sayfa, Türkçe, Karton Kapak.
ISBN No: 9756004395

Ebû-Zerr el-Ğıfârî [v. 32/652] / Prof.Dr.Hayrettin KARAMAN

İsmi, Cundub b. Cunâde, ilk müslümanlardan [beşinci müslüman olduğu rivayet edilir], İslâm'ı tanımadan önce de yakın çevresinin putperestliğini terk etmiş ve gökleri yaratan Allah'a ibâdet etmiş [bir çeşit namaz kılmıştır]. Rasûlullah'ın zuhur ettiğini duyunca Mekke'ye gelmiş, kendisi ile görüşmüş, dâveti üzerine müslüman olmuştur. Gizlenmesi tavsiye edildiği halde Kâbe'ye gelerek imanını haykırmış ve bu yüzden işkence görmüştür. Sonra memleketine dönmüş, burada İslâm'ı yaymaya çalışmış ve ancak Hendek savaşından sonra Medîne'ye gelebilmiştir. Bundan sonra devamlı Rasûlullah ile beraber olan Ebû-Zer, Tebûk savaşında bineği yürümediği için malzemesini de sırtına alarak yürümüş, Rasûl-i Ekrem bunu haber alınca "Allah Ebû-Zerr'e rahmeti ile muâmele buyursun! O, yalnız yaşayacak, yalnız ölecek ve yalnız başına diriltilecek" buyurmuşlardır.

 

Hz. Peygamber'in, Ebû-Zer hakkında öğücü sözleri vardır: "Yeryüzünde, Ebû-Zer'den daha doğru sözlü birisi yoktur.", " Kıyâmet gününde yeri bana en yakın olanınız, dünyadan, benim bıraktığım gibi çıkanınızdır." Ebû-Zer bu hadîsi naklettikten sonra şöyle demiştir: "Vallahi benden başka hepiniz, bu dünyaya bir tarafından bulaştınız!" Peygamberimiz onun zühdünü [dünya nimetlerinden uzak yaşamasını] Hz.Îsâ'nın zühdüne benzetmişlerdir. O, bu zâhidâne hayatını ömrünün sonuna kadar sürdürmüş ve müslümanlar zenginleştikten, hazineden aldıkları maaş ile daha müreffeh yaşar hale geldikten sonra da şöyle demiştir: "Vallahi benim, Rasûlullah zamanındaki günlük geçimliğim bir sâ [dört çift avuç] hurma idi, bugün de onu arttıracak değilim." Aşağıda nakledeceğimiz ihtilâf sebebiyle Hz. Osmân onu Rabeze'de oturmaya mecbur [veya bunu tavsiye] etmişti. Orada yalnız başına yaşadı ve son hastalığında eşi telaşlanınca ona, merak etmemesini, Rasûlullah'ın müjdesine göre bir gurup müslümanın kendisini kefenleyip defnedeceklerini söyledi. Gerçekten de Kûfe'den dönmekte olan İbn Mes'ûd ve yanındakiler, yol üzerinde bekleyen hanımını görmüşler, ondan durumu öğrenince hayret içinde kalıp ağlayarak Ebû-Zerr'in yanına gelmişler, O'nun son vasıyeti gereği içlerinden "yöneticilik ve amme sorumluluğu yüklenmemiş birinin" elbisesi ile onu kefenlemişler [çünkü kendisinin kefen olacak bir elbisesi yoktu] ve namazını kılarak burada defnetmişlerdir.[86]


Ebû-Zer [r.a.] Hz. Ebû-Bekir, Ömer, Alî gibi İslâmî faziletlerin ebedî temsilcilerinden ve örneklerinden biridir; onun temsil ettiği fazilet "merhamet, dayanışma ve yardımlaşma, fukarâlığı ortadan kaldırmak, fukarânın ıztırabını hafifletmek için çalışmak" şeklinde ifade edilebilir. O, bir müctehid olarak kişinin, ihtiyacından fazla serveti [özellikle parayı] mülkiyetinde bırakamıyacağı, bunu mutlaka muhtaç olanlara vermesi gerektiği görüşünde idi. Bu görüşünü, "Altın ve gümüşü biriktirip de Allah yolunda harcamayanlara acı bir azâbı haber ver" meâlindeki âyete [Tevbe: 9/34] ve Rasûlullah'ın [s.a.] kendisine yaptığı zühd telkinlerine dayandırıyor idi. Hz. Ömer'in vefatından sonra yerleştiği Şam'da bu ictihadını yaydığını, fakirleri, zenginler aleyhine kışkırttığını ileri sürerek Muâviye, onu Halîfe Osmân b. Affân'a şikâyet etmişti, Hz. Osmân da Ebû-Zer'i Medîne'ye çağırdı ve bir müddet sonra Rebeze'ye gitmesini tavsıye etti, Ebû-Zer de İmâm'a itâatı gerekli sayarak Rebeze'ye gitti, vefatına kadar burada yaşadı.[87] Çoğunluğun ictihadına göre bu "altın ve gümüşü biriktirenler; yâni kenz yapanlar" âyeti, servetinin zekâtını vermeyenler hakkındadır, zekâtını veren kişinin, şahsî ihtiyacından fazla mal ve para edinmesi, biriktirmesi câizdir.

 

 

 

Kaynak: http://www.hayrettinkaraman.net/kitap/tarih/0139.htm

 
 
  Bu ürün hakkında yapılan yorumlar
Yorum yazYorum yaz
 
Bu ürün hakkında henüz yorum yapılmadı.
 
Teknik servis | Havale bildirim formu | Bayilik Başvurusu  | Güvenlik | Tüketici Hakları | Siparişim elime ne zaman ulaşır? | İletişim | Hakkımızda 
Doğu Kitabevi
Sitedeki Aktif Kullanıcı Sayısı: 32 Toplam Ziyaretçi Sayısı: 217390

DOĞU KİTABEVİ'NDE TÜM KREDİ KARTLARIYLA ALIŞVERİŞİNİZİ YAPABİLİRSİNİZ

    

Yer Sağlayıcı : Neticaret e-ticaret